BESAİRU'L-KUR'AN TEFSİRİ (17 CİLT) BESAİR'UL- EHADİS (3 CİLT)
  Giriş Sayfası Yap       Sık Kullanılanlara Ekle
BİR AYET VE YORUMU (42) Ekleme : 16 Nisan 2013 Salı
Bu yazı 493 defa okunmuştur.

“Başınıza gelen herhangi bir musîbet ellerimizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.” (Şura 30)

Canınıza, malınıza gelen herhangi bir musîbet, sadece sizlerin ellerinizle işlemiş olduğu-nuz günahlar yüzündendir. Günahlar sadece ellerle işlenmez. Ama genellikle fiiller, elle işlendiği için burada eller ifadesi kullanılmıştır. Evet, mallarınız ve canlarınız konusunda size ulaşan mu-sîbetler, ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Ama sizin ellerinizle işlediklerinizden pek çoğunu Allah affetmektedir. Ellerinizle işlediklerinizden pek çoğunu Allah görmezden geldiği, ciddiye al-mayıp affettiği için bunların cezasını size tattırmıyor. Eğer Rabbiniz size bu kadar merhametiyle muamele etmeyip de, yaptığınız her bir günah yüzünden hemen cezalandırılsaydınız, mutlaka hepiniz helâk olup giderdiniz. 

Rabbimiz bizim işlediklerimizden pek çoğunu affetmekle birlikte, bazıları yüzünden malla-rımıza ve canlarımıza bir şeyler göndermektedir. Bileceğiz ki, başımıza ne gelmişse kendi işle-diklerimizden dolayı gelmektedir. Yine mü'minlere gelen musîbet ve sıkıntıların, onların günah-larına kefaret olduğunu Resul-i Ekrem Efendimizin hadislerinden öğreniyoruz. Müslümanın başı-na, malına ve canına gelen dert, sıkıntı, hastalık, hattâ onun ayağına batan bir diken bile onun işlemiş olduğu bir günaha kefarettir. Bunlar sadece mü'minin günahlarının silinmesine sebep ol-makla kalmayıp, aynı zamanda onun Allah katında bir derece daha yükselmesine sebep olmak-tadır. Allah’ın Resulü, Hz. Ayşe’nin rivayet ettiği bir hadislerinde şöyle buyurur: “Kulun yeryü-zünde günahları çoğalıp onlara kefaret olacak bir şeyler bulunmadığı zaman, Allah onun günahlarına kefaret olmak üzere onu bir üzüntüye uğratır. Böylece onun günahlarını döküverir.”

Kur’an-ı Kerimde pek çok ayet-i kerimesinde Rabbimiz kulları adına, mahlukatı adına rahmeti kendi nefsine yazdığını, farz kıldığını anlatır. "O Allah rahmet etmeyi nefsine yaz-mıştır." (En’âm 12) Allah rahmeti nefsine yazmıştır. Zira mülkün sahibi odur. Bu konuda onu kimse zorlayamaz. Kimse onu minnet altında tutamaz. Mülkün sahibi olarak kendisi öyle dilemiş dünya ve ahirette mahlukatına rahmet etmeyi kendisine yazmıştır. Rabbimizin dünya ve ahirette kullarına muamelesinin temeli işte bu rahmettir. Evet rahmet İslâm’ın ana umdesidir. Yaşadığı-mız bir tek saniye yoktur ki bizler Rabbimizin rahmeti altında olmayalım. Rabbimizin bizim adı-mıza rahmeti kendi üzerine yazdığını bildirmesi bile bir rahmet eseridir. Rabbimizin rahmeti önce insanın varlığında tecelli eder. İnsanın yoktan var edilişi, kendini bile bilmez bir varlık iken kendi-sine Allah bilgisinin ulaştırılması, kitap gönderilmesi ve halife yapılması, tevbe ettiği takdirde gü-nahlarının affedilmesi, günahlarına misliyle ceza verilirken sevaplarına on misliyle bazen daha fazlasıyla mukabele edilmesi, günahlarının iyiliklerle silinmesi, rahmetiyle cennete konulması evet bunların hepsi rahmet eseridir. 

Sizler yeryüzünde kesinlikle Allah’ı aciz bırakamazsınız. Ne kadar tedbir alırsanız alın, kesinlikle Allah’ın size ulaştırmayı murad ettiği şeyleri kendinizden uzaklaştıramazsınız. O size ne ulaştırmayı kararlaştırmışsa, o mutlaka sizin başınıza gelecektir. Siz bu konuda Rabbinize teslim olmak zorundasınız. O’na itiraz edemez, O’na karşı gelemezsiniz. Başınıza ne gelmişse bilesiniz ki bu Allah’tandır. O’ndan gelebilecek şeylere karşı sizi koruyacak Allah’tan başka ne bir velîniz ne de yardımcınız yoktur. O’na sığınmak, O’na teslim olmak ve O’nun takdirine razı ol-mak zorundasınız. Sadece O’nu velî bilmek, sadece O’nun koruması altına girmek ve sadece O’nun kararlarını uygulamak zorundasınız. Sadece O’nu razı etmeye çalışmak, sadece Onun hatırını kazanmaya çalışmak, sadece Onun razı olduğu hayat programını yaşamak zorunda-sınız. Çünkü göklerde ve yerde ne varsa hepsinin velîsi Allah’tır. Göklerde ve yerde O’ndan baş-ka velî olmaya, O’ndan başka Rab ve İlâh olmaya lâyık yoktur. 


Ali Küçük

 



Geri

SPONSOR
E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
Ad Soyad :
E-mail :
»
Yeniliklerden haberdar olmak için lütfen üye olunuz.
KUR'AN-I KERİM
Kur'an-ı Kerim'in tamamının arapça metnine sayfa ve cüz numaralarını girerek veya sure adını seçerek ulaşabilirsiniz.
GÜNÜN AYETİ
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık.(44/Duhan/38)
GÜNÜN HADİSİ
Kim bir Müslüman'da ayıp ve kusur görür de insanlara anlatmayıp gizlerse, sanki cahiliye döneminde diri diri toprağa gömülmekte olan bir kızı hayata kavuşturmuş gibi sevap kazanmış olur.
GÜNÜN DUASI

Rabbimiz! Geçmiş için manasız üzülmekten, gelecek için lüzümsuz kaygılanmaktan bizi muhafaza eyle! Bu günümüzü dünlerin hüzünlerine ve yarınların endişelerine galip getirme! Bu günümüzü deli dolu değil, dolu dolu yaşamayı nasip eyle! 

ESMÂÜ'L- HÜSNA
EL - MELİK (C.C.)
Herşeyin tek sahibi, mutlak surette hükümdarı ve hükümdarlığı sürekli olan.
Twitter Vimeo Facebook
ZİYARETÇİ DEFTERİ
Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak için ziyaretçi defterini kullanabilirsiniz.
Deftere Yaz / Oku
ZİYARETÇİ SAYILARI
Online Bugün Toplam
1 17 1140147
Kuran-ı Kerim Dinle Kuran-ı Kerim Oku Görüntülü Hatim Hadis Usulü Hadis Terimleri Hadis Literatürü Sesli Hadisler Seçme Hadisler
Anasayfa   |   Hayatı   |   Kitapları   |   Yazıları   |   Sesli Tefsir Dersleri   |   Görüntülü Tefsir Dersleri   |   Sesli Hadis Dersleri   |   Görüntülü Hadis Dersleri   |   Ziyaretçi Defteri   |   Sipariş   |   İletişim